DOLAR 18,4820 0%
EURO 17,8527 0.62%
ALTIN 973,481,11
BITCOIN 3734436,86%
İzmir
20°

PARÇALI AZ BULUTLU

13:01

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

X
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Herkese merhebalar.

Bugün sizlere muhteşem bir filmden bahsedeceğim. Filim eski hemde bayağı bir eski ve renksiz. Filim eski olmasına eski ama içeriği o kadar yeni ki, bugün, şu an yaşanıyor olması kadar da yeni. Televizyon kanallarında çalışan Sidney Lumet, çalıştığı televizyon kanalından istifa ederek bu filmi çekmiştir. Yönetmenin ilk ve tek kült filmidir. Şimdi size neden bu filmi tavsiye ettiğim meselesine gelelim.

 

Binlerce yıldır insanlığın bir numaralı meselei olan adalet oldugusu hakkında bugüne değin çekilmiş açık ara en iyi film. Adaletin tecellesi için ne baz alınmalı? Adalet gerçekten çoğunluğun intikam hissiyatının kurbanı mı oluyor? Ucu nereye, kime değerse değsin ‘HAK’ sahibine iade edilmeli mi? Kamu vicdanına serin sular serpmek midir adalet? Yoksa toplumun içinin fokur fokur nefretten kaynamasına rağmen gerçeği didik didik arayıp ortaya çıkarmak ve ortaya çıkan gerçeğin kamunun nefretine rağmen kadı divanında haykırılması mı icap eder?

 

Hakimlik yapan bir insanın gerçekte verdiği karar kendisine emredilen karar mı olmalıdır? Yoksa kadı, sonucu kimi, nasıl etkilerse etkilesin illaki vicdanının sesini mi dinlemelidir?  Bir yerde okumuştum, ABD de hakim ve savcıların maaşları belirsizdir. Kendilerine devlet tarafından verilen maaş çeklerine kendi maaşlarının miktarını kendileri yazıyor. Tahminim bir üst rakam vardır ama her halükarda rüşvet denen illetin adalet meknizmasına girip paslanmasını önlemek için pek ideal bir fikir geldi bana.

 

Film özelliklede ABD özelinde ırkçılığın aldığı boyutları gözler önüne şöyle bir sererken bir yandan da adaletin işleyişi ve jüri sisteminide ciddi bir eleştiri getirmektedir. Filmdeki sahnelerin keskinliği ve muhteşem oyunculuk izleyeciyi hapsediyor.  Hazır hafta sonu izinliyken şöyle harika bir klasik izlemeye vakti olanlara özellikle tavsiye ediyorum.

 

Yazımı bitirirken herkese güzel bir hafta sonu diliyor, bu muhteşem filmin tanıtım filmini aşağıya bırakıyorum.

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (3)
  • […] Hiç kimse annesinin aynı üniversite sınıflarında onlarla birlikte olmasını istemezdi, değil mi? işte Life Of The Party’de tam olarak bu oldu. Melissa McCarthy orta yaşlı bir anneyi oynuyor ve kocası ondan boşandıktan sonra bir tür “orta yaş krizi” yaşıyor. Kızı Maddie’den büyük bir hoşnutsuzlukla, aynı kurslara ve derslere katılmaya başlarlar. Bol kahkahalı anların olduğu güzel, tasasız bir film, bu film sizi çıldırtacak! […]

  • Cebrail Emek

    Herkesin hayatında muhakkak izlemesi gereken filmlerden biri ki zaten filmi tanıtan bu yazıyı okuduktan sonra izlememek mümkün değil.

    • Zulfu Emek

      Kesinlikle katılıyorum. Herkesin muhakkak izlemesi gereken bir baş yapıt. Bize lazım olan adalettir, ekmek gibi su gibi zaruridir.

%d blogcu bunu beğendi: