DOLAR 15,3211 0.42%
EURO 16,1308 0.23%
ALTIN 911,291,01
BITCOIN 441695-6,82%
Kars

HAFİF YAĞMUR

04:01

İMSAK'A KALAN SÜRE

X
Muhittin Gülyüz

Muhittin Gülyüz

29 Ekim 2021 Cuma

+18 Gerçek Bağımlılık

+18 Gerçek Bağımlılık
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Adem in cocuklari olarak bizler her turliu bagimlilik hastasiyiz evet hastayiz. Bağımlılık bir hastalıktır. Bağımlılık beynin istemli olarak kontrol edilemeyen alanlarında oluşur. Kişinin psikolojik olarak istek duyduğunu belirtmesi

Ne tür bağımlılıklar vardır?

Bağımlılık Türleri

  • Teknoloji Bağımlılığı 
  • Alkol Bağımlılığı 
  • Kumar Bağımlılığı 
  • Kokain Bağımlılığı 
  • Tütün Bağımlılığı 
  • Sigara Bağımlılığı 
  • Taş (Crack) Bağımlılığı 
  • Eroin Bağımlılığı
  • Ekstazi Bağımlılığı 
  • Uçucu Madde Bağımlılığı 
  • Amfetamin Bağımlılığı 
  • Metamfetamin Bağımlılığı 
  • Eş Bağımlılık 
  • Alışveriş Bağımlılığı 
  • Çocuk ve Gençlerde Madde Bağımlılığı 
  • Seks Bağımlılığı 
  • Esrar Bağımlılığı
  • Opiat Bağımlılığı 
  • İlişki Bağımlılığı 

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre madde bağımlılığı türleri;

  • Opiat Tipi Bağımlılık
  • Alkol, Barbütürat, Benzodiazepin Tipi Bağımlılık
  • Esrar Tipi Bağımlılık
  • Kokain Tipi Bağımlılık
  • Uyarıcı Tipi Bağımlılık
  • Hallusinojen Tipi Bağımlılık
  • Solunan Çözücü Tipi Bağımlılık
  • Tütün Tipi Bağımlılık

DSM-5’te 10 ayrı madde kümesi tanımlanmıştır:

  1. Alkol
  2. Kafein
  3. Kenevir (esrar)
  4. Halüsinojenler (LSD, meskalin, fensiklidin vb.)
  5. Uçucular (tiner, benzin, gazolin, bali vb.)6)Opiyatlar (morfin, eroin, kodein, metadon vb.)
  6. Dinginleştirici, uyutucu ve kaygı gidericiler (diazepam, klorazepat vb.)
  7. Uyarıcılar (amfetamin, ekstazi, kokain vb.)
  8. Tütün
  9. Diğer bilinmeyen maddeler

Ayrıca Davranışsal bağımlılıklar aşağıda sıralanmıştır

  • İnternet Bağımlılığı
  • Kumar Bağımlılığı
  • Alışveriş Bağımlılığı
  • Seks (Sex) Bağımlığı
  • İlişki Bağımlılığı
  • Yeme Bağımlılığı

Bağımlılık türleri kişilerin kullandığı maddeye ve bağımlılık çeşitine göre değişmektedir. Bağımlılık türleri genel hatlarıyla kişilerin bağımlı olduğu nesneye göre değişkenlik göstermektedir. Bağımlılık türleri tedavisinde NPAMATEM merkezinde detalı olarak incelenip kişiye özel bir tedavi programı çıkarılmaktadır. Kişiye özel uygulanan tedavi programı ile kişi multidisipliner yaklaşım ile çok yönlü bir tedaviye alınır.
NPAMATEM olarak kliniğimizde hastalarımızın tedavisinde kullandığımız birçok yöntem bulunmaktadır. 

Bunlar: 

  1. Bireysel Psikoterapi
  2. Bağımlılıkla ilgili Grup Terapileri
  3. Etkileşim Grup Terapileri 
  4. İlaç Tedavisi
  5. Nöromodülasyon yöntemler (Derin Beyin Uyarım (Deep TMS) tedavisi
  6. Aile eğitimleri

Bağımlılık türlerini genel çerçevede değerlendirilecek olursak şunu söyleyebiliriz, bağımlılık türleri kendi içerisinde ayrılmaktadır. Bu yüzden kişinin uzman bir ekiple değerlendirilip ele alınması ve kişiye özel bir tedavi planı yapılması gerekmektedir.

Bağımlılık Ne Demek?

“Bağımlılık” kelimesi Latince “adamak; kendini başkasına adamak” anlamlarına gelen “addicere” kelimesinden türemektedir.

Çok farklı yaklaşımlı onlarca teoriden yola çıkılarak bağımlılık tanımı yapılmıştır. Bu farklı teorileri sınıflandırmak zor olmakla birlikte, bunlar bağımlılığın davranışsal, sosyal veya biyolojik yönlerini ele alıp buna göre inşa edilmişlerdir. Buradan çıkan sonuç bağımlılığın bir biyopsikososyal fenomen olduğudur.

Yazılı bilgiye ilk ulaşabildiğimiz çağlardan itibaren, insanoğlunun ruh durumunu yükseltmek, daha keyifli, mutlu ve daha üretken hissetmek için yoğun çabalar gösterdiğini biliyoruz. Bağımlılık bir beyin hastalığıdır ve yakın tarihimizin en büyük sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu hastalıkta, bağımlı bireyin beynindeki, yapısal ve nörokimyasal değişikliklere bağlı olarak istemli madde kullanma davranışı, zorlantılı madde kullanımına dönüşür. Bağımlılığın bir sonucu olarak kişide, ciddi ruhsal ve bedensel sorunlar görülmekte olup bireysel düzeyde başlayan bu köleleşme bireyin tüm sağlığını, aile ve iş yaşamını tehlikeye düşürmekte ve toplumsal ağırlıklı birçok probleme bazen suça yol açabilmektedir. Depresyon, bipolar bozukluk, madde ve alkol kullanım bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, antisosyal, narsistik ve borderline (sınır) kişilik bozuklukları her türlü bağımlılığa sıklıkla eşlik eden psikiyatrik rahatsızlıklardır.

Bağımlılık bir aile hastalığı olarak da kabul edilmektedir. Bağımlı bir üyeye sahip olmak, aile için bağımlılığın tüm sonuçlarını/kayıplarını da yaşamak demektir.

Ülkemizde yapılan bilimsel çalışmalar ve narkotik kayıtları alkol ve uyuşturucu kullanımının giderek daha genç yaşlara doğru ve hızla arttığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Buna bağlı olarak da bağımlı kişilerin sayısı giderek artmaktadır.

Bağımlı Kimdir?

Öncelikle madde kullanan herkesin “bağımlı” olma riski vardır. Daha önce de bahsedildiği gibi, bağımlılık biyo-psiko-sosyal bir hastalıktır. Kişinin alışılmış olan herhangi bir ilaç veya maddeye karşı engellenmesi imkansız psikolojik ve fizyolojik bir ihtiyaç duyması, alınan miktarın ve alınma sıklığının giderek artması, alınmadığı zaman yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması ve bu ilaç veya madde alınmadan günlük hayatın sürdürülmesinin imkansız hale gelmesidir. Bağımlılık süreklilik gösteren bir hastalıktır. Kişiyi uğradığı tüm kayıplara rağmen madde aramaya zorlar.

Bağımlılığın Altında Yatan Sebepler Nelerdir?

Bağımlılığın biyolojik, sosyal, psikolojik, davranışsal ve genetik nedenlerden kaynaklandığı bilinmektedir. Fakat nedenini tek bir etken ile açıklamak mümkün değildir. Olasılıkla birçok etken bir araya geldiğinde bağımlılık tablosu oluşmaktadır. Aile araştırmaları özellikle ikiz çalışmaları genetik ve çevresel etkenlerin önemini birbirinden ayırmamıza yardımcı olmaktadır.

Evlatlık verme tipi araştırmalarda, çocukların biyolojik anne babalarından doğumdan kısa bir süre sonra ayrıldıkları ve bir daha haberdar olmadıkları durumlarda bile bağımlılık problemi olan ebeveynlerin çocuklarında, “bağımlılık riskinde” anlamlı bir artış olduğu görülmektedir.

Genetik olarak birden fazla genin bağımlılığın gelişimine katkıda bulunduğu kabul edilmektedir. Değişik sosyal gruplarda yapılan çalışmalarda bağımlılık gelişimi için farklı sosyokültürel teoriler geliştirilmiştir. Sosyokültürel faktörlerin araştırılması ne kadar zor olsa da çevresel olayların bağımlılık gelişiminde önemli bir risk olduğunu bilmekteyiz.

Bağımlılıkta Beyinde Neler Oluyor?

Bağımlılığın gelişmesinde beynin ödül merkezi olarak bilinen ventral tegmental alan, beynin muhakeme, karar verme, dürtü denetimi gibi birçok fonksiyonlarından sorumlu frontal korteks, duyguların yönetiminden sorumlu amigdala, öğrenme ile ilişkili Nucleus Accumbens ve Striatum gibi birçok beyin bölgesinin sorumlu olduğu bilinmektedir.

Bağımlılığın her bir aşamasında beynin farklı bölgelerinde değişiklikler meydana gelmektedir. Madde kullanımı, ödül merkezinden yüksek miktarda dopamin salgılanmasına neden olur. Salgılanan bu dopamin kişinin yoğun haz almasına neden olur. Madde alımının tetiklediği dopamin salınımı, zaman içerisinde frontal kortkesi etkileyerek yanlış karar alınmasına, seçilen eylemlerin madde kullanımı yönünde olmasına neden olmaktadır. Aynı zamanda dopamin, Nucleus Accumbens ve Striatum gibi beynin öğrenme ile ilgili bölgelerini de etkileyerek öğrenme yetisinin bozulmasına neden olur. Madde bağımlılığı gelişen kişilerde, yeni bilgiyi öğrenme, kaydetme ve hatırlama yetilerinde de bozukluk gelişmektedir. Bağımlılık yapan tüm uyuşturucular doğrudan ve dolaylı olarak beynin zevk alma hissini kontrol eden ve düzenleyen ağı etkilemektedir.

Bağımlılık Tanısını Nasıl Koyarız?

Bir yıl içinde aşağıdakilerden en az ikisi kendini göstermeli, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ve işlevsellikte düşmeye yol açmalıdır:

  • Maddenin tasarlandığından daha uzun ve yüksek miktarlarda alınması.
  • Madde kullanımını denetlemek ya da bırakmak için yapılan ama boşa çıkan sürekli çabalar.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için çok zaman harcamak.
  • Madde kullanımı için çok büyük bir istek duymak veya kendini zorlanmış hissetmek.
  • Tekrar eden kullanım sonucu (işte, okulda, evde) sorumluluklarını yerine getirememek.
  • Olumsuz etkilerine rağmen (toplumsal ve kişiler arası sorunlar) kullanıma devam etmek.
  • Madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalması ya da tamamen bırakılması.
  • Tehlikeli olabilecek durumlarda dahi kullanmaya devam etmek.
  • Fizyolojik ya da psikolojik sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına rağmen madde kullanımını sürdürmek.
  • Maddeye tolerans gelişmiş olması.
  • Madde kesildiğinde ya da azalttığında yoksunluk belirtilerinin (bulantı, uykusuzluk, kusma, sinirlilik, bunaltı, huzursuzluk, saldırganlık, ishal, terleme, titreme, kas sızıları, ateş vb.) ortaya çıkması.
  • Her maddenin yoksunluk belirtisi göstermediğinin de unutulmaması gerekir.
Özetlersek, kişi;
  • Maddeyi arttırıyorsa,
  • Yoksunluk belirtisi (depresyon-kramp) yaşıyorsa,
  • Madde alınması ile rahatlıyorsa,
  • Ruhsal, bedensel, sosyal zarar yaşıyorsa,
  • Sorumluluklarını ihmal ediyorsa,
  • madde bağımlılığı açısından gözden geçirilmesi faydalıdır.

“Madde” Dendiğinde Ne Anlıyoruz?

Madde, vücuda girdiğinde ruhsal, davranışsal ve fiziksel değişikliklere neden olup, bağımlılık yapabilen, kimyasal uyuşturucu ya da uyarıcı maddelerdir. Bu maddeler doğal ya da sentetik olabilir.

DSM-5’te 10 ayrı madde kümesi tanımlanmıştır:

1- Alkol
2- Kafein
3- Kenevir (esrar)
4- Halüsinojenler (LSD, meskalin, fensiklidin vb.)
5- Uçucular (tiner, benzin, gazolin, bali vb.)
6- Opiyatlar (morfin, eroin, kodein, metadon vb.)
7- Dinginleştirici, uyutucu ve kaygı gidericiler (diazepam, klorazepat vb.)
8- Uyarıcılar (amfetamin, ekstazi, kokain vb.)
9- Tütün
10- Diğer bilinmeyen maddeler

Başka Bağımlılıklar


Sonunda ödül olan her şey bağımlılık yapabilir. Davranış bağımlılıkları en az madde bağımlılıkları kadar yaşamı altüst edebilme gücüne sahiptir. Buna ek olarak bilgisayar oyunları, internet bağımlılığı, sanal alışveriş bağımlılığı, yeme, spor, seks, nikotin, kumar, şans oyunları, teknoloji, ilişki/aşk/insan, sosyal medya bağımlılığı da tedavi edilmesi gereken diğer bağımlılık türlerini oluşturmaktadır. Bu tür bağımlılıklar, davranış bağımlılıkları olarak adlandırılır.

Bağımlılık türlerinden biri de internet bağımlılığıdır. Özellikle ergen ve genç yetişkinler arasında oldukça yaygın görülmeye başlanmıştır. Ve sitedeki bir başka yazı sadece teknoloji/internet bağımlılığına ayrılmıştır.

Bahis ve kumar eskiden beri var olan bağımlılık çeşitleri iken, buna çevrimiçi bahis oynama da eklenmiştir. Kumarbazlar kaybettiklerini geri alacaklarına inanırlar. Sosyal ve maddi kayıpları arttıkça kumar oynama davranışlarını ve yalanlarla örtmeye çalışırlar. Sinirlilik ve sırlar hayatlarının vazgeçilmez parçaları olur. Kanun dışı yollara başvururlar, sahte çekler yazarlar, tasarruflarını tüketirler ve borçlanırlar. Hasta kayıplarını telafi edemeyeceğini fark eder. Ancak heyecan ve uyarılma için kumarı sürdürür. Bu hastalar genelde son aşamada ilişki problemleri ya da yasal sorunlar nedeniyle tedavi arayışına girerler.

Bağımlılık ve aşk (insan bağımlılığı) arasındaki ilişkiyi tartışmak ve aşkı bir bağımlılık olarak incelemek önemlidir. Eğer aşk bir tür bağımlılıksa onu ortaya çıkaran sebeplerin bağımlılığı ortaya çıkaranlarla aynı olması gerekir. Bu nedenle, tıpkı diğer bağımlılıklar gibi, aşkın da bir haz ve eksiklikten kaynaklanabileceğini değerlendirmek uygundur.  Bağımlı olduğumuz maddenin yada aşık olduğumuz insanın bizdeki bir boşluğu doldurduğu, bir eksikliği tamamladığı için vazgeçilmez olduğu ortadadır.

Bağımlılık Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

Bağımlı olunca beyine neler olduğunu biliyorsak da, bağımlı olmak için kişinin kaç kez madde kullanması gerektiğini tahmin etmek mümkün değildir. Bağımlılığa giden yolda genlerin, çevrenin ve gelişim gibi faktörlerin dâhil olduğu birçok değişkenin bir kombinasyonu söz konusudur.

  • Aile ilişkileri: Ailesel faktörlerin madde kullanımı, madde kötüye kullanımı ve madde bağımlılığını etkilediği gösterilmiştir. Ebeveynlerden biri veya ikisinin ya da ailedeki diğer üyelerin alkol, uyuşturucu problemi olması, suç niteliğinde hareketlerde bulunmaları, ailedeki diğer bireylerin de bağımlılık riskini yükseltmektedir.
  • Akranlar ve Çevre: Uyuşturucu kullanan arkadaş çevresi olan kişiler, uyuşturucuyu denemeye daha meyillidirler. Akademik başarısızlıklar ve yetersiz sosyal beceriler, kişileri uyuşturucu kullanmaya iten bir diğer sebeptir. Bağımlılık öğrenilen ve bulaştırılan bir durumdur. İnsanoğlunun çok temel güdülerinden biri olan merak çok tetikleyicidir. Uygun davranış ve tavırlar değerlidir çünkü gençler sadece davranışları esas alır. Önemli diğer bir nokta ise toplumun anlayacağı, hak vereceği, bilinçlenip “maddeye hayır” diyebileceği politikaların oluşturulmasıdır.
  • Kullanılan Maddeye Erişebilme Kolaylığı: Erişebilirlilik, maddeyi elde etme kolaylığı veya zorluğunu, özellikle maliyet ve ulaşmak için gereken fiziksel çabanın miktarına bağlı olarak belirlenen bir dizi fiziksel, sosyal ve ekonomik şartları ifade etmektedir.
  • Erken Başlama: Herhangi bir yaşta uyuşturucu kullanmak bağımlılığa sebep olabilir. Ama araştırmalar gösteriyor ki, kişi ne kadar erken madde kullanımına başlarsa, bağımlı olma riski o kadar yükselir.
  • Kullanım Şekli: Dumanını soluyarak ya da enjeksiyon yoluyla vücuda giren uyuşturucuların bağımlılık yapma riski daha yüksektir. Bu iki şekilde vücuda giren uyuşturucu maddeler, beyne saniyeler içinde ulaşır ve zevk duygusu yaratırlar. Bu zevk duygusu bir kaç dakika içinde sönebilir ve kişiyi daha düşük duygu durumlarına çeker. Araştırmacılar bu düşük duygu durumun (low feeling drive) kişiyi kendisini yeniden iyi hissetmek için motive edip tekrar kullanmaya iten bir faktör olduğuna inanmaktadırlar.

Bağımlılıkla İlgili Yanlış Bildiklerimiz

“Bağımlılık bir seçim ve irade sorunudur, gerçekten istenirse bırakılır. Bağımlılık kişinin zaafiyetidir ve iradesi ile çözmesi gereken bir sorundur, kişinin kendisinden başka kimsenin yardımı olmaz.”

Bağımlılık bir hastalıktır. Bağımlılık beynin istemli olarak kontrol edilemeyen alanlarında oluşur. Kişinin psikolojik olarak istek duyduğunu belirtmesi bir irade sorunu ya da şımarıklık değil, hastalıktan kaynaklı beyninin verdiği bir tür alarmdır. İrade ancak maddeyi bırakma ve iyileşmeyi seçme noktasında devreye girer.

“Bir maddeye bağımlılığınız varsa herşeye bağımlılık geliştirirsiniz.”

Çoklu bağımlılık sıklıkla görülen bir durum olmakla birlikte herkes için geçerli değildir. Bu durum daha çok, her bir madde ya da davranışın kişinin beyin kimyasıyla ne ölçüde eşleştiğiyle ve yaşadığı bağlamla ilgilidir.

“Bağımlılığın geni var; bu yüzden ailede varsa kişi de bağımlı olur.”

Bir kişinin birinci derece akrabaları bağımlı olsa bile, bu o kişinin de bağımlı olacağı anlamına gelmez. Araştırmalara göre genlere atfedebileceğimiz pay yüksek bir oran gibi gözüksede, bağlam ve kişisel deneyimler genetik yatkınlığın aktif hale geçebilmesinde oldukça büyük bir paya sahiptir.

Bağımlılığı yalnızca genetik yanıyla ele alan bir yaklaşım; ailesinde aktif bir bağımlılık görmemiş birçok kişinin kendisinde herhangi bir yatkınlık olmadığını düşünerek sahte bir güven duygusuyla riskli deneyimlere adım atmasına ön ayak olurken, tedavi görmek isteyen birçok bağımlının da asla iyileşemeyeceğini düşünerek tedavi girişimi baltalamaktadır.

“Herkes kullanıyor, birşey olmuyor… Ben kontrol edebilirim… Benim iradem güçlüdür… Sadece zayıf bireyler bağımlı olur. İstediğim an bırakabilirim… Bağımlılık eğitimsiz, güçlü aile bağları ve ahlaki değerleri olmayan insanların sorunudur.”

Bağımlılık ayrım yapmadan toplumun her kesimini içine alan bir hastalıktır. Her yaştan, her etnik yapıdan, her kültürden, her dini ve felsefi inançtan, her sosyoekonomik yapıdan insanı etkiler. Genellikle bağımlı kişiler kendi kişisel inançları, değerleri ve ahlaki anlayışlarını da ihlal edecek şekilde davranmaya eğilimlidir.

“Bir kere kullanmaktan birsey olmaz… Esrar alkolden daha zararsızdır… Esrar doğaldır, sadece bir ottur, zarar gelmez… Madde yaratıcılığı geliştirir, üretkenliği arttırır…”


Tedavi

Madde bağımlılığı ya da diğer davranış bağımlılıkları tedavi edilebilir hastalıklardır. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerin, maddeyi/davranışı bırakma oranları oldukça yüksektir.

Bağımlılık tedavisi; farmakolojik yaklaşımların yanı sıra psikososyal değişkenlere dikkat edilerek uygulanacak geniş kapsamlı bir tedavi ve rehabilitasyon programı gerektirir. Bir kişinin tedaviyi kabul etmedeki gönüllülüğü, yaşam olayları, aile ilişkileri, bağımlılığın şiddeti ve komplikasyonlarına göre zamanla değişir. Bu nedenle tek bir bağımlılık tedavisi yöntemi yerine kişinin içinde bulunduğu durum (biyolojik-psikolojik-sosyolojik) özelinde tedavi programları geliştirilmelidir.


Bağımlılık İle İlgili Filmler

Kaynaklar:

1- http://www.turkiyeklinikleri.com/article/en-alkol-ve-madde-bagimliligi-47125.html
2- Bansky Art
3- http://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/madde-bagimliligi
4- http://sbu.saglik.gov.tr/Ekutuphane/kitaplar/maddebagimliligi.pdf

Devamını Oku

Diyanetin Ticareti: Tesbih Bin, Seccade 3 Bin 500 Lira

Diyanetin Ticareti: Tesbih Bin, Seccade 3 Bin 500 Lira
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Diyanet İşleri Başkanlığı, resmi internet sitesinde, seccadeler tesbihler, sürahiler satışına başladı. En ucuz eser bin 50 lira Vatandaş, “Diyanet milleti güçlü sanıyor, pes doğrusu” dedi.

Sözcü gazetesinden Deniz Ayhan’ın haberine nazaran, vatandaşın alım gücü pandemi ve yükselen döviz kurları nedeniyle günden güne düşerken, Diyanet İşleri Başkanlığı, başta lüks seccade olmak üzere eser satışına başladı. Seccadeler, Türkiye Diyanet Vakfı’nın internet sitesinde 3 bin 500 TL’den satılıyor. Diyanet 2 bin 100 liraya kehribar tesbih, 2 bin 400 liraya Çeşm-i Bülbül İbrik ve Sürahi ile bardak da satıyor. Beykoz Cami Ayasofya nesnesine de bin 200 lira fiyat konuldu.

3 bin 500 TL’lik madalyon Uşak halı seccade

Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) internet sitesi üzerinden satılan 3 bin 500 TL’lik ‘Madalyon Kırmızı Uşak Halı Seccade’ kırmızı, krem, lacivert ve mavi olmak üzere dört farklı renkte sunuluyor. Seccadelerin stokta olmaması halinde ortalama 30-40 günde yeni dokuma yapılarak satılacağı da belirtildi. Seccadeler için “Madalyonlu Uşak halıları, 16. yy içerisinde üretilmiştir. Uşak halılarındaki çok çeşitli varlıklı madalyon tipleri Türk ustaların hâkimiyet gücünü aşikâr eder. Seccadeler ya da başka ismiyle mihraplı halılar, kutsal yer manasıyla yüklüdür” tabirleri yer aldı.

Çeşmi Bülbül İbrik ve 6 bardak 2 bin 400 TL

TDV’nin internet sitesinde ayrıyeten tesbihler de satışta bulunuyor. “Sarı renkli günlük kullanıma uygun damla kehribar” tesbih bin 50 ila 2 bin 100 lira fiyatları ortasında satılıyor. Çeşmi Bülbül İbrik ve 6 bardak ise 2 bin 400 TL liraya satışa çıkarıldı. Çeşmi Bülbül Sürahi ve 6 bardak ise 2 bin TL’den satışa sunuldu. Beykoz Camı Ayasofya nesnesinin fiyatı ise bin 200 TL oldu.

Devamını Oku

FIFA Serisinin Yeni İsmi EA Sports FC Olabilir

FIFA Serisinin Yeni İsmi EA Sports FC Olabilir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Geçtiğimiz günlerde EA Sports kümesinin genel müdürü Cam Weber, firmanın FIFA serisinin ismini değiştirme fikrini tartıştığını, dünya futbolunun yönetici ismi FIFA ile isim hakları muahedesini gözden geçirdiklerini söylemişti.

Electronic Arts’ın FIFA üzere devasa bir oyun markasının isminden vazgeçip vazgeçmeyecekleri şimdi muhakkak değil, lakin yakın vakitte yapılan görüntü oyun yazılımı ticari marka müracaatları en azından bu cins bir değişiklik için düşünülen ismi ortaya çıkarmış oldu: EA Sports FC.

EA FIFA ile olan bağlarını koparsa da çok sayıda lig, futbolcu ve stadyum lisansını elinde tutmaya devam edecek zira birçok farklı teşebbüsle de iştirakleri sürüyor.

“Otantikliğin bu tecrübe için çok değerli olduğunun farkındayız. Bu yüzden gücümüzü 300’ün üzerinde farklı ferdî iştirak kurmaya odaklayarak 700’den fazla ekipten 17,000’den fazla futbolcu, 100 stadyum ve 30’dan fazla lige erişim kazanmış durumdayız”.

Elbette içerisinde uydurma futbolcu ve grup isimlerinin olduğu bir FIFA oyunu şu anki kadar tanınan olamazdı, bu yüzden EA’in bu hususta son derece dikkatli adımlar atması gerekiyor.

Şayet yeni isim EA Sports FC olursa EA Sports PGA Tour ve EA Sports College Football üzere geri dönecek oyunlarla da marka birliği sağlanmış olacak.

Devamını Oku

Türkiye, Twitter’dan ‘Haber İçeriği Kaldırılması Talebinde’ En Fazla Bulunan İkinci Ülke Oldu

Türkiye, Twitter’dan ‘Haber İçeriği Kaldırılması Talebinde’ En Fazla Bulunan İkinci Ülke Oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sosyal medya platformu Twitter, hükümetlerden gelen “gazeteci ve haber kaynaklarının paylaşımlarının kaldırılması talebinde” artış yaşandığını kaydetti.

Twitter’ın yılda iki kez yayınladığı şeffaflık raporunun Temmuz-Aralık 2020 dönemi verilerine göre, dünya genelinde 199 gazeteci ve haber kaynağının teyit edilmiş hesaplarına ait içeriğin kaldırılması için hükümetlerden şirkete 361 yasal talepte bulunuldu.Bu rakam oransal olarak Ocak-Haziran 2020 dönemine kıyasla yüzde 26’lık bir artışa denk geliyor.

Türkiye, Hindistan’ın ardından ikinci oldu

En çok talep Hindistan’dan gelirken, rapora göre Hindistan hükümetinin gazeteci ve haber kaynaklarına ait içerik kaldırma talebi bu yıl ilk kez ABD’den gelen talebi geçti.

Twitter bu talepler karşısında gazeteci ve haber kaynağına ait yalnızca beş içeriği kaldırdığını açıkladı.

Türkiye, Hindistan’ın ardından şirkete en fazla talepte bulunan ülke oldu. Türkiye’yi Rusya ve Pakistan izledi.

Toplam talepte Türkiye dördüncü sırada

Twitter’a en fazla içerik talebinde bulunan ülke Japonya oldu. Japonya’nın daha çok uyuşturucu madde ve kullanımı, müstehcenlik ve para aklama ile ilgili yasalara atıfla bulunduğu talepler dünya genelinde şirkete iletilen talebin yüzde 43’ünü oluşturdu.

İkinci sırada Hindistan, üçüncü sırada ise Rusya geldi. Rusya’dan gelen taleplerinin çoğunda intiharların teşvikini önleme yasasına atıfta bulunulduğu bildirildi.

Türkiye ise Twitter’a en fazla içerik kaldırma talebinde bulunan dördüncü ülke oldu. Türkiye’nin talepleri dünya genelinden iletilen içerik kaldırma talebinin yüzde 10’unu oluşturuyor.

Rapora göre rakamlarla Türkiye

Rapora göre Türkiye’den bahse konu dönemde gazeteci ve haber kaynaklarına ait hesap ve içeriklerin yanı sıra toplamda 5 bin 336 bilgi talebinde bulunuldu. Bunlardan 200’ü acil, 3 bin 657’si rutin, bin 479’u ise birleşik talep olarak gerçekleşti. Bu oranla Türkiye dünya genelindeki bilgi talebinin yüzde 5’ini oluşturdu.

İçerik kaldırma talebi açısından ise Türkiye bahse konu dönemde toplamda 49 bin 525 yasal talepte bulunuldu. Bunların 7 bin 70’i mahkeme kararı iken, 42 bin 455’i diğer yasal talepler olarak gerçekleşti

Devamını Oku

Türkiye 2021 yılının ilk 3 ayında toplam 2 milyon 689 bin 986 ziyaretçiyi ağırladı

Türkiye 2021 yılının ilk 3 ayında toplam 2 milyon 689 bin 986 ziyaretçiyi ağırladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İlk 3 ayda 2 milyar 452 milyon 213 bin dolar turizm geliri elde edilirken ortalama harcama 943 dolar, gecelik gelir ise 56 dolar olarak gerçekleşti.

En çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında yılın ilk 3 ayında 395 bin 915 ziyaretçi ile Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. İran 152 bin 923 ziyaretçi ile ikinci, Almanya 130 bin 897 ziyaretçi ile üçüncü oldu. Almanya’yı sırasıyla Bulgaristan ve Ukrayna izledi.

Mart’ta Yüzde 26,07 Artış

Kültür ve Turizm Bakanlığının sınır giriş çıkış istatistiklerine göre, Türkiye‘ye Mart ayında 905 bin 323 yabancı ziyaretçi geldi.

Türkiye bir önceki yılın aynı ayına göre turizmde yüzde 26,07 artış yaşadı.

Mart ayında en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında ise; geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 179,99 artış ve 219 bin 458 ziyaretçi ile Rusya Federasyonu birinci, yüzde 3 bin 522 artış ve 71 bin 517 ziyaretçi ile İran ikinci, yüzde 5,07 azalış ve 70 bin 969 ziyaretçi ile de Almanya üçüncü oldu. Almanya’yı sırasıyla Ukrayna ve Bulgaristan izledi.

Kaynak: Bültenler

Devamını Oku
%d blogcu bunu beğendi: